İzmir Ödemiş Birgi Köyü

       Bir sabaha gözlerinizi tam da yeşilin, doğanın, taş evlerin içinde açmak istemez miydiniz?
Sanırım yeşile hasret betonlaşmış şehir yapısında bunu hepimiz özlüyoruz.   Birçok filme, diziye hatta reklamlara konu olan Birgi’de ise özleminizi yatıştırabileceğiniz kadar doğa, yeşil, manzara ve tarih kokusu var. İzmir’in Ödemiş ilçesinde bulunan küçük bir köy olan Birgi’de tarihi yapıya neredeyse hiç dokunulmamış denilebilir. Tarihte Frigler’den Perslere, Bergama’dan Bizanslılara kadar geçmişi olan bu küçük köy Aydınoğulları Beyliği’ne ise başkent olmuştur. Sonrasında ise Osmanlı ve günümüz….
Her medeniyetten izler taşıyan Birgi’de taş evler, ahşam camlar, tahta kapılar ve huzuru bulabilirsiniz. Birçok konak günümüzde butik otel olarak işletmesini sürdürmekte.  Günü birlik gitseniz bile bu butik tarzı yaşamdan uzakta kalmazsınız çünkü her otelin aynı zamanda kafe ve restoran bölümü de mevcut. Koruma altına alınan ve kentsel sit alanları listesinde bulunan Birgi adeta bir açık hava müzesidir.  Birgi’nin tarihine kısaca değinecek olursak, gittiğinizde Ulu Cami yakınlarında Gazi Umur Bey Heykeli’ni göreceksiniz. Umur Bey, 25 yaşlarında Ege Denizi’ni zapt etmiş bir liderdir.  Ulu Cami ise yine Aydınoğlu Beyliği döneminde yapılan Umur Bey’in babası Mehmet Bey tarafından yapılmıştır. Türk- İslam mimarisinin ender bir örneği olan Ulu Cami de çinilerle kaplı minare ilgi odağıdır. Bu çiniler Selçuklu Devleti’nden izler taşımaktadır. 1312 yılında Mimar Muzafferiddin bin Abdülvahid’in yaptığı eserde kitabeler yer almaktadır. Bu kitabelerde Aydınoğlu Mehmet Bey’in 1312-1313 yılında yapının yapılmasını emrettiği yazılıdır.  Aynı zamanda külliye özelliği taşıyan cami de medrese, türbe ve hamam mevcuttur.  Dikdörtgen plana sahip eserde, mihrap çinilerle kaplanmıştır.   Cami’nin minberi ve pencere kanatlarında işçilikte gezegenler ve samanyolu yer almaktadır.  Cami’nin yapılmasını ise bir rivayete göre Bizans Tekfuru’nun kızı Anastasia sağlamıştır. Şöyle ki, Mehmet Bey Birgi’yi ele geçirmek için yıllarca uğraşmış ancak bir türlü başarılı olamamıştır ve Bizans Tefuru’nun kızı Anatasia ile aşk yaşadığı söylenen Mehmet Bey’e kalenin kapılarından birini Anastasia açmıştır. Böylelikle fetih sağlanır. Ancak, kızının kale kapısını açtığını öğrenen Tekfur, kızının ölüm emrini verir. Bunun üzerine Anastasia kaleden atlayarak intihar eder… Bundan sonrasında ise Mehmet Bey Anastasia anısına bu camiyi yaptırır. Cami bahçesinde bulunan mezar ve ayak izinin ise Anastasia’ya ait olduğu tahmin edilmektedir.
Büyük bir aşkı ve eşsiz bir mimari esere ev sahipliği yapan, beylikler döneminin ilk camilerinden biri olan Ulu Cami’nin minber kapısı çalınmıştır akat Interpol’ün devreye girmesiyle Londra’da satışa çıkarılmakta olan kapı 1995’te geri getirilmiştir.
Bölgede bulunan diğer tarihi eserlere değinecek olursak, Çakırağa Konağıdır. Günümüzde uzun süredir tadilatta bekletilen bu konağı maalesef gezmeniz mümkün değildir. Böylesine önemli bir yapıtın tadilat sürecinin ise bu kadar uzatılması, tarih severleri ve Birgi ziyaretçilerini üzmektedir. Ancak Çakırğa Konağı’na değinecek olursak,  Mustada Şerif Çakırğa tarandan 1763 yapılan konağın ahşapları Venedik’ten getirtilmiştir. Avrupa mimarisinden izler barındıran bu konağın tavan süslemelerinde Küçük Menderes Havzası’nda yetişen 72 çeşit sebze ve meyve motifleri yer almaktadır.
İmam-ı Birgi Türbesi en çok ziyaretçi çeken yerlerden iridir. Bura da İmam Birgivi’ye göre mezarların üzerinde türbe yapılmamalıydı. 1573 yılında 52 yaşında vebadan vefat edene kadar derslerine devam eden Birgivi’nin ölümünden sonra Kadızade Mehmet Efendi, eserlerini Birgivi’ye dayandırıyordu.  Ölümünden sonra yıldızı parlayan Birgivi’nin mezarı bir ziyagah halini aldı ve günümüzde dahi yılda ortalama 150  bin kişi türbeyi ziyaret etmektedir.
Daha birçok ziyaret edebileceğiniz yer olan Birgi’nin başlıca gezilecek yerleri buralardır. Birgi’ye gittiğinizde tarihi Dede Lokantası’nda Ödemiş Köfte yemeli, sokak satıcılarından kar helvası almalı ve koruk suyu da tatmalısınız.  Elif Konağı’nda akşam kahvenizi içerken canlı müzik dinleme fırsatını da kaçırmamanız gerekir.  Türk kahvesindeki gizemli aromayı doğru tahmin ederseniz kahveniz ücretsizdir.
Bu arada, 1920 yılında Yunan işgali sırasında birçok ev ve konağın bulunduğu derenin doğu yamacında mahalleler tamamen ortadan kalktı ve sonrasında Birgi’den hızlı bir göç süreci başladı.

“İzmir Ödemiş Birgi Köyü” için bir yorum

  1. Çok fazla özelliği bulunmayan bir yer herkesten uzakta sessiz bir ortam. Köy diye geçiyor ama inanın çok yer gezdim böyle temiz köy görmedim. Gidilip görülebilir.

Bir cevap yazın